| |
ŞİİR
NEDİR ve NASIL YAZILIR?
Veysel Çolak
İkaros Yayınları
248 sayfa
(Arka kapak yazısı)
‘Şiir tanımlanamaz.’
demek yeterli değil. Çünkü var olan her şey tanımlanabilir. Bu
durumda, belki de en doğru yaklaşım; bugüne dek yazılagelen tüm
şiirlerin tek tanımının olamayacağını söylemek. Böyledir de. Bu,
aynı zamanda yazılan her şiirin özgünlüğünü beklemek anlamına da
gelir. Buradan hareketle, her şiirin bir tanımı vardır ve bunu
beraberinde getirir, diyebiliriz. Melih Cevdet Anday ise;
“Çıkar yol, şiiri tanımlamaktan vazgeçmektir. Tanım akıl işidir,
şiir ise akıl dışıdır.” diyecektir. Oysa bu sözlerde de bir
tanım var. Ama sorun bu değil. ‘Şiir nedir?’ sorusuna karşılık
olacak bir tanım aramaktan çok; özgün şiirin ne olabileceğini
irdelemek öncelenmiştir bu çalışmada. Çünkü Türk şiirinin en çok
buna gereksinimi var.
Şiir yazmanın
öğretilemeyeceği söylenecektir. Bu yargı doğru gibi görülmektedir;
ama henüz yazılmamış şiirler için geçerlidir bu. Yazılmış,
okuyucuyla buluşmuş şiirlerin nasıl yazıldığı öğrenilebilir. Bir
şiirde doğrudan algılanacak bir eylemlilik olarak konu ve toplumsal
yaşantının sürtüşmesinden çıkarsanacak etik, felsefi ve siyasi
içerikteki insan ilişkilenmelerinin tinsel, düşünsel çatışması olan
tema, kolayca kavranabilir. Bu sağlandıktan sonra; bunun sözcüklere,
bağdaştırmalara nasıl dönüştürüldüğü; biçim ve biçeme sokulduğu,
giderek, bir yapıya nasıl ulaşıldığı kolayca öğrenilebilir.
Şair ve eleştirmen
Veysel Çolak’ın daha önce farklı bir yayınevinden çıkan, kaynak
niteliğindeki bu eseri, genişletilmiş yeni haliyle, şiire ilgi
duyanların başvuracağı en önemli kaynaklardan biri olma özelliği
taşıyor. |
|