|
José Gorostiza (1901-1973)
Kadınlar
Kalkıp gürültülü kentimden bu uykulu sıcak kasabaya geldim, tuz tadı vardı tanyerinin dudaklarında.
Acı getirdim vadilerimden, saydam denize özlem getirdim.
Daracık kurdelesinden geçiyordu sokakların dik memeleriyle kadınlar oynak ezgilerden göğüsleriyle.
Esmer yüzlerine konmuştu güneş; gözlerinde iki akik ışığı, ballı dudaklarında zehir.
Cennet elmaları vardı düşlerinde, o elmaların süzülmüş suyu, rüzgarların, kokuların türküsü.
Saydım kadehler biçiminde yaratmıştı onları Tanrı, Hugo’nun duasındaki gibi.
Kurudu bütün çeşmelerim gencecik dudakların sunacağı bitkin tadıyla bir öpüşün.
Gordoba, çeyiz sandığı kadınların, güzel coşku: yanaklarınıza allığını veririm seherin dedim bir öpüşün bitkin tadı karşılığında…
Güneşi verdiler bana!
(Çev.: Ülkü Tamer)
|