![]() |
| TÜRK EDEBİYATI Sayı: (Temmuz) 2006 |
|
İÇİNDEKİLER:
Yazılar
Beşir AYVAZOĞLU -
Hasbıhal Şiirler
Cahit KOYTAK -
ÇARŞI PAZAR
GEZERKEN EDİTÖR'DEN: Sevgili Türk Edebiyatı okuyucuları,
Bu ay “özel” veya “dosya”lı değil, eskilerin tabiriyle “müteferrik” bir sayı hazırladık. Yine de Prof. Dr. Ahmet Akgündüz’le Ayasofya konusunda yaptığımız röportajı ve ressam ve neyzen Halil Dikmen’le ilgili yazıyı birer dosya olarak okuyabilirsiniz. Bildiğiniz gibi, Ayasofya meselesi son zamanlarda gündemde önemli bir yer işgal etmeye başladı. Avrupa ve Amerika’da, Ayasofya ve civarını Ortodoksluğun merkezi haline getirmek için ciddi çalışmalar ve yatırımlar yapılıyor. Bu mabetle ilgili çalışmalarda beş yüz elli yıllık Osmanlı dönemi ise âdeta yok sayılmaktadır. Yerli araştırmacılar bile, yeterli yazılı belge olmadığı gerekçesiyle Osmanlı devrini geçiştiriyorlar. Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, belge bulunmadığı iddiasının bütünüyle bilgisizlikten ve tembellikten kaynaklandığını, arşivlerimizde Ayasofya Camii hakkında binlerce belge bulunduğunu söylüyor. Nitekim koordinatörlüğünü yaptığı, Osmanlı Araştırmaları Vakfı tarafından yayımlanan Kiliseden Müzeye Ayasofya Camii adlı kitapta bu belgelerden bir kısmı değerlendirilmiş bulunuyor. M. Selim Gökçe, sayın Akgündüz’le bu önemli kitaptan hareketle Ayasofya Camii’nin dününü ve bugününü enine boyuna konuştu. 2006, Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nin kurucusu, ressam ve neyzen Halil Dikmen’in de doğumunun 100. yılıdır. Büyük bir ressam olduğu kadar, musikimizde bir ney meşk silsilesinin de en önemli halkalarından biri olan Halil Dikmen hakkında, bugüne kadar dikkate değer bir araştırma yapılmadığını söylersem, şaşırmayınız. İlgili kurumların Halil Dikmen’i hatırlayıp bir retrospektif sergi hazırlamalarını umdum, ama bugüne kadar hiç ses çıkmadı. Bu büyük sanatçı hakkında daha önce birkaç yazı kaleme almış bir yazar olarak bana da görev düştüğünü düşünerek elinizdeki sayı için bir yazı hazırladım. Bu yıl, ayrıca, İbn Haldun’un ölümünün 600. yıldönümüdür. Alaattin Diker’in “İbn Haldun’u Anlamak” başlıklı yazısında anlattıkları, bu büyük tarihçi ve filozofun görüşlerinin tazeliğini hâlâ koruduğunu gösteriyor. Elinizdeki sayının önemli metinlerden biri de, arkadaşımız Muhsin Karabay’ın, geçen ay kaybettiğimiz büyük romancı Mustafa Necati Sepetçioğlu’yla yapmış olduğu bir görüşmenin notlarıdır. Daha önce yayımlanmamış olan bu notlarda, Sepetçioğlu roman anlayışı hakkında önemli ipuçları veriyor.
Prof. Dr. Zeynep Kerman, “Mâhur Sularında
Tutuşan Gemi” başlıklı yazısında Ahmet Hamdi Tanpınar’ın resim ve musiki
anlayışını irdeliyor. Bahtiyar Aslan’ın “Senfonya’dan Üç Frenk
Havası’na” başlıklı yazısı da edebiyat-müzik ilişkisine dair. Prof. Dr.
Sema Uğurcan ise, Sabancı Müzesi’nde devam eden “Rodin İstanbul’da”
sergisi vesilesiyle, heykel sanatının en büyük isimlerinden olan Augusto
Rodin’in sanatını, Yahya Kemal ve Tanpınar’ın düşünceleriyle ilişkiler
kurarak yorumluyor. Erdal Kahraman da, “Azerbaycan’da Bir Edebiyat Meclisi” başlıklı ilgi çekici yazısında, Bakû’de, meraklıların şiir dinlemek veya yazdıkları şiirleri okumak için bir araya geldikleri Vahit Payeziya Evi’ni ve yıllardır devam eden “Edebiyat Meclisi” geleneğini anlatıyor. Bu yazıdan, Azerbaycan’ın çeşitli bölgelerinde iki yüz yıldan beri şiir meclislerinin kurulduğunu öğreniyoruz. Şeref Yılmaz’ın “Minibüs Edebiyatı ve Felsefesi” başlıklı sevimli yazısına ayrıca dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu sayımızda üç hanım hikâyeciyi konuk ettik. Nazan Bekiroğlu, geçen sayımızda birinci bölümünü yayımladığımız “Cam Irmağı Taştan Gemi” adlı uzun hikâyesinin ikinci bölümüyle dergimizi zenginleştirdi. Felsefî bir derinlik taşıyan bu incelikli hikâyenin son bölümünü gelecek sayımızda okuyacaksınız. Muhterem Yüceyılmaz’ın “İbrik Huylum” ve Seval Karadeniz’in “Mahfi Bey Sokağı’ndaki Ev” adlı hikâyelerini de seveceğinizden eminim. Şairlerimize gelince: Cahit Koytak, Emre Şimşek, Ali Akar ve Kalender Yıldız… Ve yine dopdolu bir Kırkambar… Bu sayıdan itibaren Yayın Kurulu’muza genç bir araştırmacının, İlyas Dirin’in de katıldığı belirterek daha güzel sayılarda buluşmak üzere hoşça kalın diyorum, efendim. Muhabbetle.
DERGİ KİMLİĞİ/İLETİŞİM TÜRK EDEBİYATI Sahibi: Türk Edebiyatı Vakfı Adres: Divanyolu Cad. No:14 Sultanahmet / İstanbul
|