|
Tevfik Fikret, Türk edebiyatında ilk çocuk şiir kitabı olarak kabul
edilen Şermin
(1914) adlı eserinde iyilik, doğruluk, güzellik, çalışkanlık
gibi çocuklara aşılamak istediği değerleri sade bir dille ve hece
vezniyle ifade eder. Şermin’de yer alan şiirler, şairin
özlemini çektiği “yeni insan tipi” ve “yeni bir terbiye metodu” ile
yakından ilgilidir.
Tevfik Fikret, genç yaşta ölen kız kardeşinin kızı Şermin’in adını
ve hatırasını yaşatmak için bu adı verdiği şiir kitabını yeğeni
Şermin’den ve II. Meşrutiyet devrinin tanınmış eğitimcilerinden
Mustafa Sâtı Bey’in kurduğu “Yuva” adlı yeni okulun çocuklarından
aldığı ilhamla kaleme almıştır.
Bilindiği gibi çocukların duygu, düşünce ve hayallerine hitap eden
edebiyat ürünleri çocuk edebiyatını meydana getirir. Çocuk edebiyatı
denilince iki şey akla gelir: Sadece çocukların okuması için
yazılmış eserler ve yetişkinlerin okuması için yazılmış eserlerin
çocuklar için yeniden işlenmesi.
Şermin ise sadece çocukların okuması için yazılmış
eserlerdendir.
Çocuk edebiyatının çocuğun gelişiminde önemli bir rolü vardır. Altı
yaşına kadar zihinsel gelişiminin önemli bir bölümünü tamamlayan
çocuğun okudukları onu hayata hazırlar, bu yüzden çocuklar için
yazılan eserlere özen göstermek gerekir.
Çocuklar için kaleme alınmış eserler yetişkinlerin de zevk alarak
okuyabilecekleri nitelikte olmalı ancak uzun tasvirlerden, yoğun
edebî sanatlardan ve süslü bir anlatımdan uzak durulmalıdır.
Konunun uzmanlarına göre, çocuk kitaplarının yazımında çocuğun
kişiliğinin, gelişim evrelerinin göz önünde bulundurulması, çocuğun
ilgisini çekmek için onun gereksinimlerinin iyi bilinmesi
gereklidir. Çocuklar kendilerine sevgi ve güven veren kitaplara ilgi
ve gereksinme duyarlar. Yazarlar çocuk okuyucu ile yetişkin okuyucu
arasındaki farkı bilmeli, çocukların hayal dünyasına hitap
edebilmelidir.
Tevfik Fikret, Şermin’de yer alan
“Umacı” şiirinde çocukları korkutan şeylerin gerçekte ne olduğunu
onlara anlatarak onları bu tür korkulardan kurtarabileceğini
savunur.
Umacı, Anadolu’da küçük çocukları korkutmak için uydurulmuş,
kötü ve hayalî bir yaratıktır.
Umacı, tıpkı cadı, cin, dev ve şeytan gibi masallarda ve efsanelerde
çocuklara zarar vermek isteyen çirkin bir yaratık şeklinde tasvir
edilir.
Şiirde Şermin’e ağabeyi tarafından verilen kutudan çıkan “umacı”nın
aslında bir avuç yün, biraz kâğıt parçası ve biraz telden ibaret
basit bir oyuncak olduğu gösterilir. Şaire göre “umacı, cadı,
şeytan, cin, dev” gibi olağanüstü masal motifleri çocukları
kandırmak için uydurulmuş boş şeylerdir:
“Yazık, böyle boş şeylerden
“Titreyecek kadar boşsun!
“Tekmil cadın, koncolozun
“İşte böyle boştur.” Şermin
“O gün korkmamağa yemin
Etti; artık yalan dolan
Çarşamba karılarından,
Cadılardan titremiyor:
“Hep kutuda onlar!” diyor.
Aklı başında insanlar
Yalnız fenâlıktan korkar. (s. 11)
Şiirin konusu siyasî ve karamsar değildir. Anlatım sadedir,
mısralar çok uzun değildir. Duraklar az hece sayısından meydana
gelmiştir. Çocukların ilgisini çekebilmek için kafiyeler sık ve
belirgindir:
Şermin umacıdan korkar
Zannedenler yanılırlar.
Hayır, Şermin’de doğrusu
Yoktur umacı korkusu.
Eskiden o da korkarmış,
Onu da korkuturlarmış: (s. 9)
Ölçü ve kafiye şiirin, dolayısıyla şiirde çocuğa verilen mesajın
çocuğun aklında kalmasını sağlar. Çocuk, şiirin bir sonraki uyaklı
dizesini tahmin etmesinin sağladığı tatmin duygusuyla okumaya daha
çok yönelir.
Halk anlatılarının özellikle
çocukların eğitimi konusunda oynadığı rol yadsınamaz. Masalların,
efsanelerin, bilmecelerin çocuk eğitimine katkıları dünyanın birçok
yerinde belgelenmiştir. Tevfik Fikret de çocuklar için yazdığı bu
şiirde çocuklara aşılamak istediği fikirleri daha anlaşılır bir
şekilde iletmek için masal motiflerini kullanmış, böylece masalların
eğitimsel işlevlerinden faydalanmıştır.
|