|
Bilal Kolbüken (1975)
Kolay Değildi
işte böyle böyle, sizi unuttum
gözlerim, uzağı pek seçemez
işte böyle böyle sizi unuttum
böyle böyle işte, sizi unuttum
gözlerim, uzağı pek seçemez -hâlâ mı, hâlâ-
KadavRa İçin Yazılan
neşter
/küçük evlerin hepsi aynı yöne bakan pencerelerinin adamları/
arasına kırmızı bir ip gerilmiş bekliyordum sonra sizi plastik bebekler biriktiren çok resimli bir yazıydınız o zamanlar çizgili defterlere ve harita metodlara çizilmiş yarı çıplak bir harita, küflenen bir dil ve elleri boşluğu tutan bir beyaz kedi gelip usulca uzanıyordu urgandan yatağımıza--
/rujundan kan damlayan kadınların ertelenemeyen adamları/
siyah siyasa, yorgun trend ve pisuvara atılmış bir bulaşık teli kadar şaşkındım aranızda ölü insan etleri ve ölü hayvan etleri yanık kokusu ve kan, yanık kokusu ve kan kemik saplı bıçak ve kemiğe saplı bıçak aralıyordu gözlerini—
/gözlerine örümceklerin yumurtladığı odaların bol şiirli adamları/
(Kül, 29)
|