|
Cahit Koytak(1949)
Virtüöz Ölüm
Ben ki şairim,yüzünüze bakarken En çok içinizi görmekten korkuyorum; Bu yüzden yüzünüze bakarken Ensenizi yalayan denizi görüyorum, Denizi cesedinize teyelleyen Yunus sürülerini, Fenikeli tüccar gemilerini, Mağripli korsanları Ya da mavi beyaz çizgili Şiir transatlantiklerini…
Ben ki şairim,dediğim gibi, Siz konuşurken, bakın, ben Bir yandan denizi dinliyorum, Ölümün üflediği boruları, sirenleri…
Ölüm ki,yalnızlıkların en yağız köpüreni, En büyük köpüreni, En sessiz köpüreni.
Ölüm ki, şiirlerin en şiire benzeyeni. Ölüm ki, kusursuz örtüşeni, Sözle sükutun.
Ölüm ki,davetleri geri çevire çevire Artık toya düğüne Çağrılmaz olanı,usta çalgıcıların…
(Hece, 86)
Ece Ayhan’ın Öldüğü Gün
13 temmuz 2002
kralların ve ermişlerin öyküleri tükendi karıncalar senden mi bahsedecekler şimdi böcekler senden mi bahsedecekler güzel sözlerin cinleri otlar çalılar ve dikenler senden mi bahsedecekler sonunda oldu mu bu zeytin ağacının gümüş yaprakları sedir ağacının serin ve kederli mavisi vadilerin dumanlı ikindileri dikbaşlı suları küçük derelerin ve ağırbaşlı çağıltıları daha büyük olanların ve daha büyük ruhları daha büyük sevdalarla daha büyük varlıkların hep senden mi bahsedecekler şimdi hem de bildiğimiz sesleri kullanmadan rüzgârın dudağını dudaklarına bastırarak rüzgârın göğsünü göğüslerine bastırarak ve yaralarına bastırarak sonra ardında bıraktığın siklonları alizeleri belki biraz buruşuk belki biraz pasaklı ama kenarı işlemeli sonsuz ipek bir mendil gibi çok katmanlı şiirini; senin demek sonunda oldu bu demek seni de çağırdılar
ama bilmelidir mezar kazıcıların bilmelidir işlerinin seninle kolay bitmeyeceğini
ve bilmelidir ebeler kendi mezarına bıraktığın döllerle kendine sakladığın sırlarla belki karıncaların otların ağaçların kalplerinden geçerek belki bildiğimiz sesleri sözleri kullanmadan biz fani kâriler için her dem her şiirinde yeniden yeniden dünyaya geleceğini
(Hece, Ağustos 2002)
|