|
K.Celâl Gözütok
Son Safari
“merak kediyi öldürür”
ben yalnız kötü talihin izini sürerim son darbeyi Tanrı’dan yemenin hüznüyle kimselere benzemem iki şavkın karışması kadar kısa görünür gizemin melez çiçeği unuturum biilûr gölde yıkanan aşüfte sözcükleri
hoşnut bir deli gibi ayağına giderim kamaştıran göz eriminin sonradan görme mağrip şairlerinin diline düşmesin diye hayat kaçarken Tanrı sırlarını düşüren perinin
ordan geçenin kendinden iki dalgınlık geride olduğunu bilirim oysa benim kendimden iki düş ilerde olduğumu kimse bilmez
değil mi ki şu çapaçul hiçliği ileri götürebilirim değil mi ki esin gebermedikçe bana rahat yoktur
(Sombahar,4)
Eski Kelam
kûfi bir yazıda kayıp ilahi nara hakikatin arabıyla uyuyan gönüllü kul mağrur evet altın tevriyelere dürülü musallat rüya dilde bir teyakkuz gibi görünüp bula bula kibri bulan ihtira
Yeni Kelam
zındık derk ki acı tektir ve hiçbir değeri yoktur ezaya ait şu nemenem bahçede insanoğlu yatılı mı yatısız mı çarkıfelekte de ki orda ıssızlıkla beslenirim ben noksan hakikatlere sarkıntı dilin zağarı objesini şaşırmış bir hecmeyle yetinen o zevzek, iblis koşumlu ezeli ikna
İlhamla Çatışma
ölümden avans getiren hasta ilham ayartıyor natıkayı pokerci yüzüyle işte sonu, ılık bir tecessüsle Tanrı’nın odasına girip çıkan dilin şiir için artık derin sebep yok son güleni olmayacak şiirin
Ölüm
işte pencereleri maziye açılan gökyüzü garsoniyerimiz şu da ölüm, ayaklarımıza dolaşan ezel maralı
(Sombahar, 20)
Sanem
Sanem diye diye gebereceksin
Sen circissin bu avazla kelam tutturamazsın
O
sanem ki yalak tiplere teyellenirmiş
Sen çıkageldin keşişlemeden çıkagittin
(Kitap-lık, Temmuz-Ağustos 2001)
|