|
İzzet Yasar (1951)
1951 yılında İstanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra, İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde okudu. Şiir kitapları: Kanama (1974), Yeni Kuş Bakışı (1979), Ölü Kitap (1983), Dil Oyunları (2002), Asla Yazamayacaksın O Şiiri(2007). Dönüşü Olmayan Hikâyeler ve Özel Sektör İmamı adlarında iki hikâye kitabı bulunan şairin, sinema sanatıyla ilgili denemelerinden oluşan yapıtı Balta/zar adını taşıyor.
Aşk Şiirleri
3. birden rakıya su karışır gibi gülüşün ağaçlıklarda ıssız göl diplerinde aşkımız kızarıyor duyuyorum bak omzunda çapraz ninniler yeni doğmuş bir mezarlık ayağa kalkıyor şehrin yağmalanmış meydanlarında bırak ellerimde atsın esmer yiğit yüreğin artık içtiğimiz rakı yediğimiz kurşun ayrı gitmesin
Kanama
ölüm onun tek suçudur şimdi sevgi aranızda yarısı söylenmiş bir söz sen tamamlayacaksın unutma dudakların ılık bir tadı özlüyorsa akşam serinliğinde sesi boğazımda acı bir yudum cömerttir gözyaşına ülkemizin dağları uykunun kanla bölündüğü akşam onun avcundan dökülenleri sen paylaşacaksın dostlarınla derin kuyularda soğurken sular onu haklı kılacak budur biraz da sakın unutma sevgiyi haklı kılacak senin dinmez öfkendir aslında
ah eğilip soğumuş anlından son bir kere öpebilseydin çocukluğu hatırlanır şimdi duvarları karış karış yoklayışı tanıyışı pencereleri kapı tokmaklarını dünyayı onlar ne kadar yıkasalar ellerini sünger taşlarıyla ovsalar çıkaramayacaklar bulaşan kanı okşamayacaklar çocuklarını kar gibi beyaz masa örtülerine dokunamayacaklar artık irkilmeden buysa seni güldürmeli ancak
gün sessizce çekildi güvercin rengi kubbelerden ezanlar doldurdu kuş yuvalarını hazin ırmaklarda insan yüzleri yüzüyor bak onun da yüzünde bir ırmak akıyor şimdi ellerin serinlesin diye gözlerini sil artık nefret etmeyi öğrenmelisin
(Kanama’dan)
Kenar Süsleri
bu tarihi kim yazdı yavrum kim çizdi ak kâğıtlara asyanın kirli yüzünü avrupanın sabunlu ellerini sen bu sıralarda dirsek çürüttün de öğrendin kanuni sultan süleyman hafta sonlarını hangi kıtada geçirdiğini bu çiçekleri sen boyadın yavrum kırmızı çizginin soluna sen yazdın bu ılık tuzlu yazıyı sen halis devlet sütüyle büyüdün yavrum kavimler kapısında biten otuzbirotları senin kanınla sulandı annem seni yetiştirdi bu sınıfa yolladı gördün kaleminin ucunda yemyeşil akan ırmakların sınır boylarında nasıl kızardığını senin küçük ellerin bunları da yazdı yavrum kırmızı çizginin soluna olduğu gibi ne eksik ne fazla yolculuğun daha sürecek yavrum rengârenk bir damarın kopuşu gibi alacakaranlığın içinden uygunadım ölümlere şehrin sütbeyaz meydanlarında bir gün gelecek senin küçük ellerinle kırmızı çizginin soluna yazdıkların hep birlikte okunacak yüksek sesle ağlanacak
bu son olacak
artık kan akmayacak
(Tüm Eserleri’nden)
|