|
Kadir Aydemir (1977)
13 Eylül 1977'de İstanbul'da doğdu.
Fenerbahçe Lisesi mezunu (1995). Üniversitede bir süre İşletme okudu,
daha sonra Halkla İlişkiler eğitimi aldı. İlk şiirleri Şiir-Oku
dergisinde yayımlandı. Şiirleri ve yazılarıyla daha sonraları pek çok
dergide imzasına rastlandı. 1997'den 2003'e dek Başka Şiir Dergisi'ni 11
sayı çıkarttı. 2000 yılından beri Yitik Ülke edebiyat-kültür sanat
sitesinin editörlüğünü yapıyor. 2005 yılında Haikum adlı haiku şiir
dergisini yayımlamaya başladı. Yine 2005'in sonlarında Gölü Emen Mektup
adlı kitabı Azerbaycan'da Azerice dilinde yayımlandı. Bazı şiirleri
İngilizce, Fransızca, Ermenice, Azerice, Bulgarca gibi dillere çevrildi.
Şiirin yanında öyküler ve düzyazılar da yazıyor.
Şiir Kitapları: Sessizliğin Bekçisi (Haikular,
2002, Hera Şiir Kitaplığı); Dikenler Sarayı (2003, Eti Yayınları),
Gölü
Emen Mektup (2005, Azerbaycan, Paralel Şiir Kitaplığı).
Gerçek ve
Soğuk
I. Anımsayış
Bulutun karnı,
Güçlü bir rüzgârla geriliyor
Bir çanın düzensiz sesi,
Duyuluyor uzaktan
Ansızın bir kılıç: kıvrandırıyor
Şimşeği
Sesin karşılaştığı yerde:
İstekli tarlalar
Çıplak kayalar,
Kibirle geri çeviriyor suyu.
II. Göz
Kavaklar, telgraf direkleri
Cırcırböceği,
Hiç susmuyor
Zeytin ağacı
Ezik otlarla
Sinsi
Her şey
Ve ardıçkuşu:
Bir konuşmayı
Dinler gibi
Çok uzakta insanlar
Som dikenler sarayı
Acı:
Toprakta
Ve yüzünde yol bekçisinin.
III. Anlamak
Kaygı:
Ağırlığı ırmağın
Güneş,
Batmak üzere
Kuş, yuvasını deriyor
Bir gömüt:
Karanlığın gergin dokusu
Yiten gölgeler,
Kuşları ölümsüzleştiren yel
Sis,
Saklıyor yüreksiz yüzünü
Sabırlı nesneler
Yazgının inceliği.
IV. Kül ve Ateş
Ölülerimiz,
Gözçukurlarında
Renklerin olgunluğu
Sıyrılır gibi bir utançtan
Orada öyle durmadalar
...Sonsuz bir bakışın yansıması
Düzensiz bir ses
Güvercinli bir el
Gizli bir uyum
Büyüyen bir evren ağızlarında.
Çok Irak
Ay ışığı her an sönecek gibi
Çöküyor ölü yüzlere
Sessizlik, sağır kulaklara
Sanki bir şey fısıldıyor
Annelerin içinden geçiyor ölüm
Dizlerini karnına çekmiş
Karaçalılardan
Titreşiyor ateşten sözler
Taş kesmiş dudaklarda
Toprağa karışan o acı uyku
Çivi gibi eğilmiş
Küçük bedenler...
Gök inip emiyor kanlarını!.
|