|
Leyla Şahin (1954)
Tüten
Yalın geldimdi yalın gideceğim yere Niçin dünyaya kendimi bunca ısıttım Kutatgu-Bilig
bana kendini söylememiştin, göğsü güzel dağlara kar düşende akşamlar gertirmiştin seni bana ve anasız ay tay kadar gencidik o zaman
bana kendini söylememiştin, bir ev pencereden bakıyordu -atlasa oradan düşerdi –kimin yalnızlığına yaramızdan gencidik ozaman
bana kendini söylememiştin, kırmızı gül bir uçurum seçiyordu bahçeye dokunsam açılacaktı kapısı yalnızlıktan gencidik o zaman
bir tren geçiyordu her sabah kalbin dünyaya sığmadığı yerden yol kadar gencidik o zaman
çıplak at sağrısıydı gece, ve sabah bir yurtluğa dönüşen yürek su ustası gibi biliyordu taşın kalbini sabırdan gencidik o zaman
sessiz harfler gibiydi ağaç dalgınlık açıyordu bir daldan bir dala geçerken akşam ev kadar gencidik o zaman
ben seni karlar yağmadan önce karlar yağdıktan sonra bekledim eski karlar üstünde taze kan lekesi gibi duruyor kalbim, gelmedin
bahçelerin gölgesinde kuşu bir düş gibi kollayan ağacın kederinde sesinde bekledim ayın kandili bitti tütünüm bitti gelmedin
bir ev durmadan yağdı durmadan baktı uzağa dalgın tay bir kedi yavrusunca sıcak ve sağ bir acıyla bekledim seni, gelmedin
gittin gelmedin karlar yağmadı yağan karı odalar bilmedi ay ışığında kışlar beyaz yuvasını bozar mı böyle, baba! ölümden gencidik bir zaman
(Yaşasın Edebiyat, Aralık 1997)
|
Bir Önceki Sayfaya Geri Dön Ana Sayfaya Geri Dön