|
M.Mahzun Doğan (1964)
Masal ve Tramvay
-Ece Ayhan'a, "Bir Askeri Şairin Ölümü!" için-
1.
Sultanahmet'te sabah. İlk günışığı
uyku süpürür saçlarından çocuk
ve Allah bir bardak çayın buğusu
Eğilirim kalbine yeryüzünün
güz de eğilir. Uğultusu
yolcusuz ilk tramvayın. Kalkıp yürür
boya sandığından kartpostal kadın
Ardısıra Nisan göğü ve Allah
fısıltısı çınar yaprağının
Masallara inan! Masallara inan! Ey
Mahzun Doğan'ın çocukluğu!
2.
Kadıköy İskelesi'nde öğleüstü. Küflenir
günışığı ansızın. Kuytusunda bir kıraathanenin
yeryüzü küflenir. Çözer palamarlarını çocuk
ve söz, suların köpüklü teni
Yunuslara inan! Yunuslara inan! Ey
Mahzun Doğan. Yunuslara ve aşka!
3.
Sirkeci'de işporta tezgâhından sarkan
bir ikindiüstü. Allah tramvaya biner
Konuş ey
Nisan göğü
- Masalların üstünden tramvay geçti!
Uzaklıklar İçin
Susar. Bir venüs heykelinin dizindeki çatlaktır susması. Bir Lenin rozeti, susmanın yakasında, Trabzon’da, Rus pazarında, yaşlı bir kadından alınmış bir gece vakti. Fotoğraftaki annesinin yakışsın diye omuzlarının arkasına, dağlar yaratır duruşundan, henüz haritacıların keşfedemediği.
Ben kimi sevmişsem, uzaklarda…uzaklarda…
Susar. Mavi bir düşü parlatır, uykunuzdan fırlayan bir bıçaktır susması. Bir şarap şişesinden göğe karışan kurumuş sözcüklerin tozu bakışlarından. Yeni Karamürsel’in önünde, bir çocuğunüşüyen ellerinden alınmış yağmurlu bir akşamüzeri, sokaklarından yürümek yakışsın diye yarına, bir pikap iğnesiyle dokunur kalbinin surlarına, kompozitörlerin henüz besteleyemediği.
Ben neye uzanmışsam, uzaklarda…uzaklarda… Susar. Yeni söndürülmüş bir izmaritten süzülen dumandır susması. Adı: Katlanmış bir kağıt mendil. Soyadı: Eskimiş bir adres defteri. Mahlası: Yırtılmış bir güneş lekesi. Adresi: Neresi?.. Neresi?.. Ulaşamaz hiçbir mektup.
Ben neye dokunmuşsam, yanılsama…yanılsama… İyi ki sen varsın, dalların var, yaprakların var, yalnızlık ağacı, yalnızlık ağacı…
Sevmişsem…Sevmişsem… Uzanmışsam… uzanmışsam… Adanmışsam… uzak la ra
|
Bir Önceki Sayfaya Geri Dön Ana Sayfaya Geri Dön