|
Mesut Aşkın (1968)Birinci Âyin
Karanlıkta büyüttüğüm hiçbir şey eksilmedi. ne varsa olanın gövdesiyim. seni gövdemden geçenlerle yaşıyorum.
tozla ve rabbin telaşıyla kaldırılırken ölüler bir yüzün tercümesine takılıp yaşamayı denediler
geride kalanlar
gecenin gümüş kızı sustukça ona bakanlar rabbin rendelenmiş halleri aşağıdakiler kağıtların hışırtılarını duydular
tülde en kısa yol camdı sırladılar ve bir gövde giyinip naftalin kokan odalarda bakmanın hatırası kalsın istediler
(Üç Ayın Kırk Ayini’nden)
On Birinci Âyin
birinci pencere üç çocuk bir anne
soğursa gövde düşünmek çürür dokunmak çürür o da
soğuma gövdem üç çocuk on yılda aynı anneden doğacak elbiseler eskiyecek gövdende atların eğerleri eskiyecek rahvan eskiyecek ter eskiyecek -kül gövdenin sarkacı kolların kendini saran mekan eskiyecek
soğursa gövde girdiğin ırmakta odalar içerdeki slûetin çürüyecek etlerin doğu kalkıp araftan batıya göçecek dar gelecek omuzlarına ikiz kapılar gövdenden çıkan öç kül soruyla buluşacak çağ çağı kapatıp ateşle -yanacak gök sevinç şimşeğini susacak göğü sallanan kan da hâr gerilen tel zozan bozulacak taşlar evlere odaları da getirecek beyaz çarşaflarda karların taş kefeni gövdeleri saracak susarken dünya soğuyacak gövde düşünmek çürüyecek dokunmak eskiyen elbiselerde külü dirilten körük olacak gövdem soğuma daha sırtı terlememiş atlar var eğeri
yayılış rahvanı diriliş sesler var daha eskiyecek zaman var gövdem -soğuma beni çürüyüp susan dünyanın odalarında -kokutma dedim ya sırtım terleyen rahvan bir at beni soğutma ikinci pencere hiç çocuk yok anne bir gövde üçüncü pencere
gövdede çürümenin ilk üç günüdür soğumak gövdem kül ilk gün sûr yerine beni üfle yansın erisin bu gövde -ya aklımı terk et ya gövdemi terlet ilk gün sûr yerine gel beni üflet
(Üç Ayın Kırk Ayini’nden)
Yirmi Sekizinci Âyin
neleri bilmek istiyorsun -gövdem bilmediklerimle varım ancak öyle sahiyim kendimde ölüm gördüm süslü efsunlu bir tabu kolum baktım bir el gördüm sağ söz düşündüm harf yazdım
kıymetli dille buluştum tuttum alın yazımı anlattım gerçeğe baktım rivayet sanıldım kuldum iltifattım kendime rab ile -sustum
neleri bilmek istemiyordum orada hırka giydim üstümü örttüm toprakla öyle apaçık otuzüçyıl yaşadım gördüm ki gövdem
yıktığım totem ben sustum sen konuş beni gövdem
(Üç Ayın Kırk Ayini’nden)
|
Bir Önceki Sayfaya Geri Dön Ana Sayfaya Geri Dön