|
Metin Celâl (1961)
1961, Ankara doğumlu. İstanbul Göztepe Aryamerh Lisesi'ni bitirdikten sonra ODTÜ Petrol Mühendisliği Bölümü'nde (1979) ve İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu'nda öğrenim gördü. Çeşitli yayınevlerinde ve dergilerde (Karacan, Güneş gibi) redaktörlük ve yazı işleri müdürlüğü yaptı. İmge/Ayrım (1984), Yeryüzü Konukları (1984) Poetika (1985), Fanatik (1989) ve Sombahar (1990 - 1996) şiir ve edebiyat dergilerinin yazı kurullarında yer aldı. Halen Parantez Yayınları'nın yöneticisi (1992 - ). Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Yazarlar Derneği üyesi, Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri, EDİSAM Edebiyat ve İlim Eserleri Sahipleri Meslek Birliği Başkanı. İlk deneme yazısı ("Yol Ayrımı") ODTÜ Edebiyat Kulübü Bülteni'ninde (1979), ilk şiiri ("İnanç ve aşka Dair") Oluşum dergisinde (1981) yayınlandı. Oluşum, Varlık, Türk Dili, Sanat Olayı, Gösteri, Öküz ve E gibi bir çok edebiyat dergisinde, Güneş, Evrensel, Özgür Gündem, Yeni Yüzyıl, Cumhuriyet Kitap, Radikal Kitap gibi gazetelerde şiir ve yazıları yayınlandı. Kitapları Şiir: Adım Ölüm (1986), Kendi Kendini Tatmin (1989), Konformist (1993), Küçük Hayat Bağları (1999), Herkes Kendine Yabancı (İlk üç kitap birarada, 1999) Roman: Ne Güzel Çocuklardık Biz (Roman, 2000), Gitmek Zamanı (2003) Eleştiri: Yeni Türk Şiiri (1999). Çeviri: Bir Küçük Bulut (James Joyce, 1984) Antoloji ve sözlük; Çocuk İsimleri Sözlüğü (1996), Cumhuriyet Dönemi Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi (1997), 199 Şairden 199 Şiir (Eray Canberk'le birlikte, 1998), Çağdaş Türk Edebiyatı Öykü Antolojisi (1998), Çocuk Şiirleri Antolojisi (1998), Atatürk Şiirleri Antolojisi (1998), Çağdaş Türk Edebiyatından Aşk Şiirleri Antolojisi (2001).
Andıkça O Günleri Arınıyorum Senden
beyaz ve derin bakardın yanında kim var bilmek istercesine gülüşün yüzünde gizlenirdi bir ayıp gibi belli ki öpüşlerindeki kaçamaktı anlamın
önce soluklarımız karıştırdı geceyi terlerimiz tenlerimizde yoruldu gizledin içindeki sızıyı tarifsiz ve sorulmayacak sorularla sakladın
yakınken aramızdan ışık sızmayacak kadar usulca örttük ürkekliğimizi istemesen de anlattı gözlerin yitikliğini gömülüverdi tırnakların çocuk avuçlarına
sanki hiç yaşanmamışçasına o gün yaralanmış ve kırık baktık hayata parça parça dağılıp unutulmaya durdu anılar anladık: “kısadır düşler, sürekli yaşanamaz”
(Varlık, Temmuz 1997)
Irmaklar Gibi Savrulup
kalçalarında dolaşan parmaklarım kendine uygun bir geçit arıyor esirgeyecek, bağışlayacak, coşkuyla kabul edecek bir düz anlam, hayatın kendisine giriş arıyor parmaklarım benliğine dokunmak istiyor o dar koridordan geçip yüreğine ulaşmak, ellemek, avuçlamak
kıpırdanıyorsun, hafifçe kayıp onları alıyorsun sende kayboluyor ruhumun bir parçası her hareketin bir cevap oluyor bitmesin diye uzun bir monoloğa başlıyorum
biliyorum güçlü olacak karşılığın tüm bedenini savuracaksın parmak ucumda tek temas noktamız o olsa da en küçük hücremize dek yekvücut olduğumuzu bileceğiz terimiz, tenimiz ve belimizle
(Küçük Hayat Bağları’ndan)
Adım Ölüm
bu şehrin koynunda
süzülen benim
neden hep sedef
kakmalı bıçaklar
evet biliyorum siz
de düşkünsünüz maviye
ama nasıl söylemeli
bu şehrin koynunda
süzülen benim
çünkü bu şehrin
koynunda süzülen benim
|