|
Metin Demirtaş (1938)
Yak Bir Cigara
Yürüsek bulur muyuz o havaları Alkol almış,az üzgün Bir sevdanın ilk günlerinde Ürkütülmüş yalnızlığıyla güvercinlerin Dağılan bir akşamın serinliğine
Kararsız nereye dursa şimdi Hüzne eğik dallar Mutluluktur ya bilinmez şimdi Öğretir sonra gelen acılar
Ne zaman geçsek o köprülerden Bir ufak rakı dönüşü köprülerden Abanmış korkuluklara Mırıldanırken o şiiri "Sous le Pont Mirabeau coule le Seine" Dalıp gitmiş akan sularla sevdalara Hey Apollinaire Yak bir cigara
(Görüşme Yeri’nden)
Kız ve Kiraz
Kiraz ağacındaki kız
Seker daldan dala
Kiraz devşirir
Dere boyunda ince ılgın
Salınır sağa sola
Savrulur etekleri
Sallanır iki yana
Kiraz moru memeleri
Açılır kapanır
Öpülse eriyip ağızda kalır
Kiraz çürüğü dudakları
Bir şarkıdır söylediği
Mavi bir sevda şarkısı
Hayır mavi değil
Ela bir şarkıdır söylediği
Kız basar
Dal ırgalanır
Yel eser kirazlar.
Yelde kız ve kiraz kokusu
Kız değil bre bu
Yürek üzgüsü
Mirebeau Köprüsünden Geçerken
Mirebeau Köprüsünden geçtim
Anarak Apollinaire'i
Yukarıda kirli bir gökyüzü
Aşağıda algın, alımlı Seine akıyordu
Bir dal kasımpatı bıraktım
Paul Celan'ın kendini attığı yere
Kınayamadım
Neye yarar kınasam da
Kaç şair gidip durdu
O uçurumun kıyısında
Bir acı aşılamamıştır
Bir sorun çıkmazda
Ve bir hasret
Kanatır ince bir yüreği
Yalanla da yaşanılmaz bu dünyada
Sarışın bir imge
Aralar anıları
Solgun bir anne yüzü
Erir mum gibi
Faşizmin zindanlarında
"Akçakavak yaprağında ak-pak bakarsın karanlığa
Ak düşmemişti hiç annemin saçlarına"
Acı dinmez
Hasret eksilmez
Susar da türkülü bir yürek
Seine'in serin sularında
Paris bunu bilmez.
Can Yücel’e Güzelleme
Şiirimizin Donkişot’u Şiir yazanı Hoca Nasrettin’in Şarap içeni!
Elinde şiir mızrağı Bir sağa bir sola yine sağa! Dalıyor bir hışım gibi Haramilerin haramına…
Sözcükleri dikenli Okları zehirli! Karışımı: Biraz Nazım kırmızısı ile Orhan Veli mavisi…
Şiir atının üstünde Dövüşüyor döne döne Ödüm kopuyor başına bir iş gelecek diye. Ama kalkmaz düşmez Yedi canlı bir Can’dır o! Düşse de bindim -İndim Mirim! der Tez doğrudur.
Bazen de sırtında torbası Şangur şungur şişeleriyle Yara bere içinde Çıkar gelir bir yerlerden Ana avrat zilzurna dümdüz! Gayri seyreyle cümbüşü… Bir şenlik bir gümbürtü bir kıyamet! Yahu n’oluyor!
Can Yücel şiirleriyle Seferden dönüyor…
(İnsan,5)
|
Bir Önceki Sayfaya Geri Dön Ana Sayfaya Geri Dön