|
Nurduran Duman (1974)
Zambak Boyunlu Kız
öpüştü, sesti, dudaktı, zambak boyunlu kızın ayasındaki sözdü: tutulunca aşk, üflediğinde kadın
dildi, yanaktı, boyun. suya gitti kadın sesine zambağın
yoldu, anneydi, baba gözdü, göze kaçan toz servi boylu şiirlerden çekilip seçilen pozdu yanaklarda emilen tuz
bir dik bir açılı gölgeydi kuma çakılı aşağı giden su, yukarı ateş göktü yüzü, sarıydı kız
biri çok, biri kısa andı sevişmekti, sevilmekti, sevmek: sonrası dalgalı
denizdi, derindi, dere.
(Yasakmeyve, Aralık 2004)
Yarım Çember
Bulmak için o yitik dizeyi lanetli bir yaşamla takas ettim kendimi tuzdan duvarlar ördüm denize bir adım iki göz evime
yoksul kazılar yaptım som kaleler ölümü sağ gözüme gömdüm dirimi sığdıramadım yerin yüzüne
sihirli sulardan içtim, yüzdüm de... bu yüzden bulanıktır aklım
Yazmak için o dizeyi lanetli bir aşkla ödeştim çirkinleştiğim oldu gece yarıları çirkef sözcüklerle seviştiğim
ilişkiler dokudum pamuk ipliği kimi çizsem kırılmadım, koptum kime dokunduysam yaralı
bir yarım çemberin üstünde geçtim içdenizlerini sevginin
bir yanım hep yarımdır bu yüzden
Bir Kentin Adımları
I bir boğazdan vazgeçip öyle geldim kendime bilerek boğazına takılı kaldığım bu kente
geçilemez tek denizden akıntıma karışan yunus balık mıydı ozan mı? sevdiğim ilk adam mı...
öğrendim: yol ağzında düğümlenir kentlerin sevdaları ayrılıklara kocamış bir çocuk bu yüzden bohçamda ne zaman çıksam Beyoğlu’na
II şeyler değil sevgiler döşedim yerine sırmalı koltukların dardır öğrenci evleri, yurt odaları
pek çok, çok uzak nehirden suyuma katılan başka anne çocukları dost muydu düşman mı bildiğim ilk yabancılar mı?
sevdim: erkekleri de ve kadınları renkler biçtim isimlerine yakıştı kediler besledim, havlayan sesler kış günü gülebilen güller...
III çalıştım: karanlık odalarda yaşam boyarım Maçka’dan Tünele upuzun sahne gemiler yaparım demirden geçen üstünde Fatih’in ayakları: bir kentin insana ilk adımları...
|
Bir Önceki Sayfaya Geri Dön Ana Sayfaya Geri Dön