|
Turgay Gönenç(1939)
Kıraç ve Sararan Beyazlıkta
Yüzümde azalan ne Azalan değil eskiyen belki de Bir soru işareti mi yoksa Biten bir günün alacasının yansıması mı alnında Kanayan bir sevda sureti mi Sabahın ikonunun solan yaldızında Eskiyen yitmiyor sanırım acı onda
Yüzüm ki her zaman bir kentin haritasıdır Belki de ondan yalnızlığın boşluğa dönüşmesi Şimdi labirentler arasında Arada bir sevinç sarsan bir sevda tutkusu İlkyaz kırlarının sedefi yansısa da Yine hep o donuk ve taşlaşmış gidip gelişler Sevdaları da ölümleri de uğurlayışımızda Bakıyorum da bir o anda dostlarla aramızda ortak bir payda.
Kendi suratım gibi hiç bakmadım sana Bir insanın tarihini yazar gibi çıktım yola Bir coşkunun dönüştüğü hüznün kaçınılmazlığını Yıkımlar ne anlatır ki kentin akıntılarına Bulmak için yanıtını kopmalar boyunca Adsız ve harfleri düşmüş bir kitabı taradım Buldum o kıraç ve sararan beyazlıkta Yazılmamış olan acıları Sanırım yeni papirüsleriyiz biz Çürüyeni yazacakları çürütenlerin Ama bir utkuyu anlatır gibi coşkuyla Oysa görmeden yeşereni küçüğüm Yol alan yeni yüzlerdeki acının kuytularında
(Kuşların Göçerken Çizdikleri’nden)
|
Bir Önceki Sayfaya Geri Dön Ana Sayfaya Geri Dön